voicepress.az

SON DAKİKA

Büyük Marmara depremini yaşamayan, depremin dehşetini nasıl izah edebilir?

18-08-2019, 16:03

Büyük Marmara depremini yaşamayan, depremin dehşetini nasıl izah edebilir?

Bırakın izah etmeyi depremde çatlayıp-patladıktan sonra kusurları sıvayla kapanan binadan daire kiralar.

Bilemez ki!

Nereden bilecek?

Şimdi bana Yalova’da bazı binalardan bedava daire verseler, içine girip oturmam.

Candan dostlarımı, komşularımı, öğretmen arkadaşlarımı ve en acısı gencecik öğrencilerimi kaybetmenin hüznünü her daim yaşıyorum.

Bazı öğrencilerim iki hafta sonra sınava gelecekti…

Olmadı…

Biz cenaze namazlarını kılmaya gittik.

Sınav listelerinde isimleri çıktı…

Öğretmen, isimlerinin karşılarına “sınava girmedi” yazmış.

Ben…

“Depremde hayatını kaybetti” diyemedim.

Yutkundum.

Dosyalarını çektim raftan.

İçinden fotoğraflarını aldım.

Anlamlı-anlamsız bir süre baktım.

Çalışma masamın üzerindeki kalın camın altında tüm öğrencilerimin resimlerinden bir kalp oluşturmuştum.

Odama gelen herkes o resme bakar gıpta ederdi.

Usulca resimleri toplayıp bir torbaya doldurdum.

Çünkü ne zaman baksam 1000 resim arasında sadece depremde hayatını kaybedenleri görüyordum.

Depremin ardından 15 gün Yalova’da gezmedik sokak, görmedik bina bırakmadık.

Aç gezdik aç…

Ekmek bulamadığımızdan değil,

Ceset kokularının iştah kapatan kokusundan.

Bir şişe suyla gün boyu idare ettik.

Şimdi bakıyorum da…

Bir kişi daha kurtarabilir miyim diye yıkıntıların arasında mücadele eden o fedakâr insanlardan hiç kimse konuşmuyor.

Onlar gerçeği görmüşlerdi.

Ve depremin ardından aç-susuz günlerce arama-kurtarma çalışması yapmışlardı.

Ve kendiliğinden bir slogan gelişmişti.

“Unutmayacağız, unutturmayacağız.”

Unutmayanlar, depremde canı yananlardı.

Unutmadılar.

Lakin unutturmamak için her hangi bir çaba da sarf etmediler.

Çünkü unutmak isteyenler o kadar çok inat içindeydi ki…

Ne yapsan nafile bir çabaydı.

Mesela ben de unutmak isteyenler gurubunda en çok belediye ve il genel meclis üyelerine hayret etmiştim.

Depremin hemen ardından aldıkları imar ve kat artışı kararlarını vicdanen hiçbir zaman kabullenemedim.

Biz, yazdık-çizdik…

Onlar bazı yerlere bir kat, bazılarına yarım kat sokuşturdular.

Bu büyüklükteki deprem kesinlikle bir kez daha olacak.

Biz görürüz-görmeyiz.

Kat artışı ve çarpık imarlaşma için depremin hemen ardından el kaldırıp oylayanlar…

Lanetle anılacaklar…

O kaldırdıkları eller…

Önce mahşerde teşhir edilecek…

Sonra ahrette kırılacak…

Binanın üzerine fazladan bir kat atmanın kar olduğunu zannedenler…

Ne kadar zararlı çıkacaklarını elbet günü geldiğinde görecekler.

Bu durumu sorgulamayan vatandaş da günahta payı olduğunu anlayacak.

Deprem senesi doğanlar 20 yaşına geldi.

Ancak 7 yıl önce doğanlar, yani 27 yaşında olanlar o talihsiz günü hatırlama şansına sahip.

Çıkıp konuşsunlar.

Bir de depremden sonra Yalova’ya gelenler…

Ah-vah desinler.

Yıkılan binanın tuvalet lavabosunun yandaki binada takılı kaldığını onlar görmedi ki!

Altı katlı binanın tek kat olduğuna da şahit olmadılar.

Beton yığınlarının arasından sarkan insan bedenlerini seyretmediler.

Ve ölüm iniltilerini dinlemediler.

Küçücük yavrusu yıkıntılar altında kalan annenin saatlerce çaresiz bekleyişini kim nasıl yazıp-anlatabilir?

Deprem öldürmüyor.

Sorumsuz yetkililerin sorumsuzca uygulamalarının neticesi ortaya çıkıyor.

Vebal var.

Kul hakkı var.

Kamu hakkı var.

Bunlar helalliğini almanın imkânsız olduğu haklardır.

Deprem oldu.

Yine olacak.

Unutmayınız.



Muhsin Sevencan
VOICEPRESS


Mətndə səhv var? Onu siçanla seçin və Ctrl+Enter düyməsini basın.
İzlenme: 15
ŞƏRH YAZ
BENZER HABERLER
YALOVA HABER
BÜTÜN XƏBƏRLƏR
HABER AKIŞI
BÜTÜN XƏBƏRLƏR
ARXİV
«    Ekim 2019    »
PtSaÇrPrCuCtPz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031 
YANPRESS


Flag Counter